Takip et

Karaktersizlik İbaresi

Informer

Mütemadiyen gerçekleştirilen bir eylem, sizin olmadığınız yerde, sizin arkanızdan bik bik konuşuyorlarsa, onlar bir çeşit karaktersizliğin parçası olmuş demektir. Önce sizin hakkınızda, o süper gelişmiş(!) beyinlerinde tezler uydururlar. Kendilerini bile bunun gerçekliğine o kadar inandırırlar ki, bu tezleri o andan itibaren toplulukla kaynaşabileceği yerlerde anlatmaya başlarlar. Tabi bu da yetmez, sizi tanıyan tanımayan kişilerin olduğu ortamlarda da bu sorunlu tezlerini anlatmaya devam ederler. Bu ahlaksız bir itibarsızlaştırma hareketidir. Dervişin fikri neyse zikri de o olmalı. Ne diyelim her zaman uzaktan izleyen olacaksınız.

Bu yaşıma kadar yanımda olan ve bundan sonra da yanımda olacak insanlar bellidir. Diğer tarafta olanlar da karaktersizlikleri ile gurur duyabilirler. Çünkü onlar; patavatsız, aciz ve kişiliksizler. Her zaman acınacak halde kalacaklar. Onların yaşadığı çaresizlik onlara fazlasıyla yeter. Hayatımda bu yaşıma kadar hiçbir şeye mecbur olmadım, mecbur bırakılmadım. İş hayatı dışında ne yapıp, nasıl davranacağım hakkında kimseden icazet almadım, almam. Ama siz gidip, akıl hocalarınızı yanınıza çekebilirsiniz. Belli mi olur, belki öğreneceğiniz bir şeyler vardır. Kimsenin yüzüne gülüp, arkasından kuyusunu kazmadım, kimseyi küçük görmedim, küçük düşürmedim. Söylemem gerekeni, içime dert olanı, uygun bir ortamda uygun bir dille söyledim. Hayatımdan uzak durmasını istediğim insanlara da mesafeyi her zaman korudum. Diğer türlüsü bize yakışmazdı çünkü. İki yüzlülük olurdu, tıpkı kişiliksiz insanların yaptığı gibi. Karaktersizliklerini bile bile sizinle aynı ortamda bulunabilmeleri gibi mesela. Yakın olma çabaları gibi. Bizlere göre oldukça ilginç olan bu ve bunun gibi durumlar, onların artık yaşam biçimi olmuş durumda.

Bence önce siz bir kantarda ağırlığınızı ölçün, etrafınızdakilere bir bakın, etrafınızdan gidenlere bir bakın, ondan sonra insanlara kendinizi ifade etmeye çalışın. Bir bakın bakalım etrafınızda gerçekten birileri var mı? Herkes kimin ne yapmaya çalıştığını, geçmişte neler yaptığını gayet iyi biliyor. Sadece sabit karaktere sahip olmayanlar ağızdan dökülen birkaç kelimeye odaklanır. İşte bu yüzden bazı şeyleri kelimelerle ifade etmek, mezhebi çok geniş olmayan temiz insanlar için bana göre oldukça zordur. Yağmur başladıktan biraz sonra gelecek olan toprak kokusunu bilmek için filozof olmaya gerek yok değil mi? Bazen kelimeler kifayetsiz kalır, gözler konuşur. Yada en azından biz böyle öğrendik. Mehmet Akif’in güzel mısralarında geçtiği gibi.

Hayâ sıyrılmış inmiş, öyle yüzsüzlük ki, her yerde.
Ne çirkin yüzler örtermiş meğer, bir incecik perde.

Evet, bu duygu hayâ. Malum şahsiyetlerde olmayandan. Detaylı bilgi isteyenleri buraya alalım.

Unutmadan! Pek kıymetli egosunun hasar görmesini hazmedemeyenlerin sıklıkla maruz kaldığı acı türü var bir de. Kuyruk acısı. İşte aslında bunlar hep bu meşhur acı türünden kaynaklanıyor. Şimdi siz ömür boyu bu davranışınızdan vazgeçmeyeceksiniz, biliyorum. Böyle insanlar için çok değer verdiğim büyüğümün bir cümlesi var.

Benden uzak, Allah’a yakın olsunlar!

Selametle.

* Bu arada, yüreği temiz, güzel insanlar, sizlere karşı saygımı açıkça ifade etmemiş olabilirim. Ama mutlaka davranışlarımdan, eylemlerimden anlamış olmalısınız. İyi ki varsınız.

Yorumlar
İçeriği beğendiniz mi? Bir tartışma başlatın veya görüşlerinizi paylaşın.
Yorum Yaz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gönder

E-posta Bülteni
Yazılım Topluluğuna Katılın
En son güncellemeleri, yaratıcı ipuçlarını ve özel kaynakları doğrudan e-posta kutunuza alın. Tasarım ve inovasyonun geleceğini birlikte keşfedelim.
Exit mobile version